Şahmaran: Şifanın Anatomisi
Eser Hakkında
Sanatçı, Şahmaran'ı bir varlık olarak değil, iyileşmenin kendisi olarak resmediyor. O, hem hastalığın kendisi, hem teşhisi, hem de tedavisidir. Tuvali kesen dikey sütunlar, bir hastanın veya bir ruhun geçirdiği evrelerdir. Koyu maviler ve morlar, hastalığın en derin, en umutsuz anlarıdır. Turuncular ve kırmızılar, hastalığın ateşli zirvesi, kriz anıdır. Ve aralara sızan açık yeşiller ve maviler, şifanın ilk belirtileri, iyileşmenin getirdiği o taze nefestir. Şahmaran'ın parçalanmış bedeni, bu evrelerin hepsinin içinden geçer. Çünkü şifa, tek bir noktada değil, sürecin her anında mevcuttur. Onun pullu gövdesi, bu labirentin içindeki yol göstericidir. Bazen hastalığın rengine bürünür, çünkü bir zehri anlamak için onun bir parçası olmak gerekir. Bazen de şifanın rengine bürünerek çıkış yolunu gösterir. Eserin kalbinde ise, şifanın en saf hali beyaz sütundur. Resimdeki sarmal küpeler gibi sallanan objeler, Şahmaran'ın bedeninden damıtılan o iksirlerdir. Her biri farklı bir derde deva olan, binlerce yıllık bilgeliğin damıtılmış özleridir. Bu eserde, gerçek şifanın, bazen fedakarlık gerektirdiğini söylüyor. Tıpkı Şahmaran'ın bedeninin parçalara ayrılarak birine şifa, diğerine bilgelik vermesi gibi, bu tabloda da onun bedeni parçalanarak bize iyileşmenin anatomisini sunar.

