Diyarbakır: Surların Gözünden Zaman
Eser Hakkında
Bu tuval bir manzara değil, bir hafıza mekanıdır. İzleyici olarak bizler, zamanın kendisi kadar eski, güneşin ısıttığı kara bazalt taşların üzerinde duruyoruz. Parmaklarımızın altındaki her bir pürüz, sayısız medeniyetin, ordunun, kervanın ve sevdanın bıraktığı bir izdir. Burası, Diyarbakır surlarının sessiz ama her şeyi gören gözüdür. Dicle Nehri şehrin can damarı, asırlardır toprağa bereket, insanlara umut taşıyan yorgun bilge. Üzerindeki On Gözlü Köprü, taş ayaklarıyla suya basarak, sadece iki yakayı değil, geçmişi geleceğe bağlar. Nehrin ötesinde, yeşilin binbir tonuyla Hevsel Bahçeleri uzanır; şehrin nefes aldığı, beslendiği bir cennet. Birbirine sokulmuş evler, her biri kendi hikayesini saklayan, yaşayan bir mozaiktir. Sanatçı, fırçasıyla sadece bir anı resmetmemiş; zamanın katmanlarını tuvale dokumuştur. Surların dokusundaki kabartılar, tarihin ağırlığıdır. Renklerin sıcaklığı, bu coğrafyanın insanının içtenliğidir. Gökyüzünde süzülen birkaç kuş, bu ağır ve köklü tarihin üzerindeki özgür ruhun simgesidir. Bu tablo, izleyiciyi sadece bir manzaraya bakmaya değil, bir tarihe tanıklık etmeye davet eder.

